ŞEYH ŞAMİL’İN YARALANMASI – EZANSIZ SEMTLER

Namazdan kaçmak Allâh-u Teâlâ’nın huzurundan kaçmaktır. Mahmud Efendi Kuddîse Sirruhû

Ne dehşet verici şeydir ki, Müslüman adama namaz kıl diyoruz. Mahmut Ustaosmanoğlu Kuddise Sirruhu

namaz.sabah.ezan

ŞEYH ŞÂMİL’İN YARALANMASI

Kafkasya’da, Gimri Muharebesi’nde, bağrına zâlim bir Rus süngüsü saplanan Kafkas Kartalı Şeyh Şâmil, büyük bir soğukkanlılıkla bir ucu sırtından görünen süngüyü çıkarıp attı. Bir yanda canından çok sevdiği İmam Gazi Muhammed’in şehâdeti, bir yanda da bağrına saplanan süngü, Şeyh Şâmil’i yaralı bir arslan hâline getirmişti. Sol elindeki kılıç her vuruşunda birkaç Rus kâfirini yere seriyordu. Korkudan gözleri yuvalarından fırlayan Ruslar, kaçacak delik arıyorlardı. Şâmil, akşamın karanlığına karışıp gitmişti. Şâmil’in yaralandığını gören Gimri Câmiî müezzini Şâmil’i takip edip, karanlık iyice bastırdığında onu bir mağaraya götürdü.

Müezzin Mehmet Ali’den durumu öğrenen Şeyh Şamil’in kayınpederi Abdülaziz Efendi hemen yola çıktı. Dağıstan’ın en meşhur cerrahlarından birisi idi. Birkaç gün mağarada kalarak Şeyh Şâmil’i şifalı otlardan hazırladığı ilâçlarla tedâvi etti.

Ancak bu tedâvinin daha uzun bir süre devam etmesi lâzımdı. Şeyh Şâmil’i, Unsokul Köyü’ne getirdiler. Tedâviler aralıksız sürüyordu.
Tam 25 gün sonra Şeyh Şâmil komadan çıktı. Gözlerini ilk açtığı an başucundan hiç ayrılmayan annesini gördü. Annesine ilk sözleri şu oldu:

“Anacığım! Namazımın vakti geçti mi?”

Namaz=SIRIL.SIKLAM.ASK

EZÂNSIZ SEMTLER

Dört sene evvel Büyükada’da oturuyordum, bayramda bayram namazına gitmeye niyetlendim, fakat frenk hayatının gecesinde sabah namazına kalkılır mı? Sabah erken uyanamamak korkusuyla sabaha kadar uyuyamadım. Vakit gelince abdest aldım, Büyükada’nın mahalle içindeki sâkıt yollarından kendi başıma câmiye doğru gittim. Vâiz kürsüde va’az ediyordu.

Ben kapıdan girince bütün cemaatin gözleri bana çevrildi. Beni, daha doğrusu bizim nesilden benim gibi birini, câmide gördüklerine şaşırıyorlardı. Orada o saatte toplanan ümmet-i Muhammed, içeriye bir yabancının geldiğini zannediyordu. Ben, içim hüzünle dolu yavaş yavaş gittim. Va’zı diz çöküp dinleyen iki hamalın arasına oturdum. Kardeşlerim Müslümanlar bütün cemaatin arasında yalnız benim vücudumu hissediyorlardı. Ben de onların bu nazarlarını hissediyordum. Vaazdan sonra namazda ve hutbede onların içine karışıp Muhammed sesi kulağıma geldiği zaman gözlerim yaşla doldu. Namazdan çıkarken, kapıda âyandan Reşid Akif Paşa durdu. Bayramlaşmayı unutarak elimi tuttu: “Bu bayram namazında iki defa mesûdum, hamdolsun sizlerden birini kendi başına câmiye gelmiş gördüm! Berhudâr ol oğlum, gözlerimi kapamadan evvel bunu görmek beni müteselli etti!” dedi.

Hem geldiğimi, hem de bayramımı tebrik etti. Yanındaki eski adamlar da onun gibi tebrik ettiler. O sabah gönlüm her zamankinden fazla açıktı.

Biz ki minareler ve ağaçlar arasından ezân sesleri işiterek büyüdük. O mübarek muhitten çok sonra ayrıldık, biz böyle bir sabah namazında anne millete tekrar dönebiliriz. Fakat minaresiz ve ezânsız semtlerde doğan, frenk terbiyesiyle yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri hatırlamayacaklar!

Yahya Kemal Beyatlı, (Aziz İstanbul,123)

DİNİMİZİN DİREĞİ NAMAZDIR

Namazın dinimizde ayrı bir önemi vardır. Çünkü, ibâdetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran ibadet namazdır. Peygamberimiz; “Namaz dinin direğidir. Namaz kılan kimse, dinini kuvvetlendirir. Namaz kılmayan, elbette dinini yıkar.” buyurdu.

İlk insan ve ilk peygamber Âdem aleyhisselâmdan beri, namaz vardı, namaz kılınırdı. Fakat, bugünkü gibi 5 vakit değildi. Bazı ümmetler, sadece sabah, bâzıları ikindi, bâzıları değişik vakitlerde namaz kılıyordu. Meselâ, Hazret-i Âdem ikindi, Hazret-i Yâkub akşam, Yûnüs aleyhisselâm yatsı namazını kılardı. Hepsinin değişik zamanlarda kıldığı bu namazlar, bir araya toplanarak bize, Mîrâc gecesinde farz edildi. Mîrâcdan önce sadece, sabah ve ikindi namazı kılınıyordu.

Âhırette ilk suâl, namazdan sorulacaktır. Kişi eğer, namazın hesâbını verebilirse, diğer ibâdetler ondan sonra sorulacaktır. Yâni bir bakıma namaz barajdır.

Her kim, namazını, devam üzere ve ilmihâl kitaplarında bildirildiği gibi, eksiksiz olarak edâ ederse, yâni kılarsa İslâm binasını dikmiş, yıkılmaktan kurtarmış olur. Namaz, îmândan sonra en üstün ibâdettir. Namaz kılmak, îmânın şartı değil ise de, namazın farz olduğuna inanmak, îmânın şartıdır. Namaz kılmayana îmânsız denilemez. Ancak, namaz kılmayanın da îmânını muhafaza etmesi çok zordur…

Namaz kılmak, Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünerek, O’nun karşısında kendi küçüklüğünü anlamaktır. Bunu anlayan kimse, hep iyilik yapar. Hiç kötülük yapamaz. Namazı doğru olarak kılmakla şereflenen bir kimse, çirkin, kötü şeyler yapmaktan korunmuş olur. Ankebût sûresinin kırkbeşinci âyetinde meâlen; “Doğru kılınan namaz, insanı kötülüklerden ve münkerden her hâlükârda uzaklaştırır.” buyuruldu.

Âkıl isen kıl namazı, çün saadet tâcıdır.

Sen namazı öyle bil ki, müminin mîrâcıdır!

Namazın önemini belirten Hadis-i Şerifler

1- “ان بين الرجل و بين الشرك و الكفر ترك الصلاة”
“Muhakkak ki, kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terki vardır.”(Müslim, Îmân 134)

2- ” بين العبد و بين الكفر ترك الصلاة ”
“Kul ile küfür arasında namazın terki vardır.”(Ebû Dâvut, Sünnet 14; Tirmizî, Îman 9; İbn Mâce, İkâmes-Salah 77)

3- ” بين الكفر و الإيمان ترك الصلاة ”
“Küfür ile iman arasında namazın terki vardır.”(Tirmizî, İman 9)

4- ” بين العبد و بين الشرك او الكفر ترك الصلاة ”
“Kul ile şirk veya küfür arasında namazın terki vardır.”(Tirmizî, İman 9)

5- ” ليس بين العبد و الشرك الا ترك الصلاة فادا تركها فقد اشرك ”
“Kul ile şirk arasında namazın terkinden başka bir şey yoktur. Onu terk ederse, şirk koşmuş olur.”(İbn Mâca, İkâme’s-Salâh 77)

6- ” ليس بين العبد و بين الشرك او بين الكفر الا ترك الصلاة ”
“Kul ile şirk arasında veya küfür arasında, namazın terkinden başka bir şey yoktur.” (Darîmî, Salat, 29)

7- ” العهد اللدي بيننا و بينهم الصلاة فمن تركها فقد كفر”
“Onlarla (kafirlerle/münafıklarla) bizim aramızdaki ahit (fark), namazdır. Her kim onu terk ederse, küfretmiş olur.”(Tirmizî, İman 9; İbn Mâce, İkâme’s-Salah

8- ” كان اصحاب محمد صلي الله عليه و سلم لا يرون شيأ من الاعمال تركه كفر غير الصلاة ”
“Rasûlullâh (SAS)’in ashabı, namazdan gayrı hiçbir amelin terkini küfür bilmezlerdi.” (Tirmizî, İman 9)

NAMAZI GECİKTİRMEK

  1. Namazı, dînî bir özür olmadan kazaya bırakmak, haramdır ve büyük günahtır. Namazı vaktinden sonraya bırakabilmek için, 5 özür vardır:
  2. Savaşta, düşman karşısında, oturarak ve kıbleden başka tarafa dönerek bile namaz kılmaya imkân yok ise, hayvan üstünde giderek de kılamazsa,
  3. Misafir; yolda hırsız, eşkıya, yırtıcı hayvana yakalanmamak için,
  4. Annenin veya çocuğunun telef olacağı zaman, ebenin ve âcil ameliyatlarda doktorun müdahalesi,
  5. Unutmuşsa,
  6. Uyuyup kalmışsa, namazı geciktirmek özür olur.

Allah için yaparsan? Cuma sınava denk gelirse TR+EN Altyazılı

Benim Canım Hiç Namaz istemiyor – Cübbeli Ahmet Hoca

Allah ile aranız nasıl – TİMURTAŞ HOCA

Güneş Doğmadan Evvel Uyananla, Güneşi Üzerine Doğuran Adamın Farkı Cübbeli Ahmet Hoca

Cuma namazı terk edilir mi – Cübbeli Ahmet Hocam

Namaz Kılmayanlara 15 Belâ Cübbeli Ahmet Hoca 24 Haziran 2011

Yazının devamı “Namaz kılıyor musun?” için kitaplardan namaz hocasına bakınız. Mp3 sayfamızda Cübbeli Ahmet hoca efendinin namaz hakkında sohbetide mevcut.

colection akMurat.NET

Allah'ın (verdiği) rengiyle boyandık. Allah'tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O'na kulluk ederiz(deyin)

Kategoriler