Dua

قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَاماً 

De ki rabbim size ne kıymet verir duânız olmasa? Demek ki tekzib ettiler, o halde yarın ceza yapışacak. Furkân Suresi 77

Pakistanlı Dr. İşân Hüseyni yaptığı büyük hizmetlerden dolayı ödül almak için uluslararası bir konferansa gidiyordu. Uçağa bindi.
Ancak havada bir arıza olmuş ve yıldırım çarpması sonucu uçak en yakın havaalanına inmek zorunda kalmıştı.

Bir sonraki uçak 16 saat sonra kalkacaktı. Sinirlendi ve “O toplantıya muhakkak yetişmem lazım. 16 saat bekleyemem” diye bağırdı.
Görevliler gideceği şehrin 6 saat uzaklıkta olduğunu ve isterse araba kiralayarak gidebileceğini söylediler.

Acele yola çıktı ama aksilik bu sefer de yolda şiddetli yağmurdan göz gözü görmez olmuş ve selden dolayı araç gidemez olmuştu.
Yol kenarında eski bir evin kapısını çalıp hızla içeri girdi. Yaşlı bir kadın içeride oturuyordu. Süratle ona “Telefonu verir misin telefon etmem lazım” dediğinde kadın tebessüm ederek dedi ki: “Görmüyor musun evladım ne telefonu. Burada ne telefon ne de elektrik var. Geç az dinlen, yemek ye, çay iç sonra düşünürsün bu işleri”

Adam çaresiz az ısınarak yemek yedi ve çayını yudumlarken yaşlı kadın namaz kılıp uzun uzun dualar etti.

Dikkatle baktığında kadının bir beşiği salladığını ve beşikte çok küçük bir bebeğin hareketsiz durduğunu gördü.
“Kimin bu bebek anacığım? Hayırdır bu kadar uzun ağlayarak dua ettin”

Yaşlı kadın:
“Hem annesi hem de babasından yetim olan torunumdur. Ağır hastalığı var. Bölgedeki hiçbir doktor çaresini bulamadı. İşan Hüseyni adlı bir doktor var. Çaresi ondadır dediler. Ancak çok uzakta olduğundan birkaç gündür Allah’a dua ediyorum ki Allah bu bebeğin işini kolaylaştırsın.

– Doktor Hüseyni ağlayarak dedi ki “Kalk anacığım. Allah senin duanı kabul etti. Senin duan yıldırımlar çaktırıp uçağı yere indirdi. Seller akıttı ve sonunda beni size ulaştırdı. Dr. İşan Hüseyni benim.
Allahın kullarına böylece isteğini ulaştıracağına kalpten iman ettim. Bütün yollar kapanınca yeri göğü yaratana sığın. Onun iltiması dua”

Kötü düşüncelerden kurtulmak

1997 senesinde bir hoca efendi İsmailağa camisinde Mahmut Efendi hazretlerine gelerek şöyle dedi: “Efendi hazretleri kalbimi kötü düşüncelerden kurtaramıyorum” Efendi hazretleri yanındakine dönüp gülerek “Ne diyor duyuyor musun şuna bak, sanki biz temizledik de bize soruyor” dedikten sonra hoca efendiye dönerek şöyle söyle buyurdular: “Allah’ım ben kalbimde bulunan, kalbimden geçen kötü ahlak, kötü düşüncelerden razı değilim, istemiyorum. Lakin kalbime de malik değilim. Her şeye kadir ve malik olduğun gibi kalbime de sen maliksin, sen kadirsin. Kalbimdeki bütün kötü ahlak, kötü düşünceleri çıkar ya rabbi”

Dua boşa gitmez. Dua ibadetin mıhı (çivisi) gibidir. Nasıl ki levha, askı gibi şeyler çivi ile rabt edilir. İbadetler de dua ile rabt edilmiş olur. Mahmud Efendi Hazretlerinin Veciz Sözleri

Mesnevide Dua

Dua edenin, ‘Rabbim’ demesi,
Allah‘ın ‘efendim’ demesinin ta kendisidir…
Birisi her gece kalkıp Allah‘ı anıyor, O’na dua ediyordu..
Şeytan ona dedi:
Ey Allah‘ı çok anan kişi ! Bütün gece Allah deyip çağırmana karşılık seni buyur eden var mı? Sana bir tek cevap bile gelmiyor, daha ne zamana kadar dua edeceksin?
Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu ve uyudu.
Rüyasında ona şöyle dendi:
Kendine gel uyan! Niye duayı, zikri bıraktın? Neden usandın? Adam: Buyur diye bir cevap gelmiyor ki, kapıdan kovulmaktan korkuyorum dedi.
Bunun üzerine dendi ki ona:
Senin Allah demen, O’nun buyur demesi sayesindedir…
Senin yalvarışın, Allah‘ın senin ruhuna haber uçurmasındandır…
Senin çabaların, çareler araman, Allah‘ın seni kendine yaklaştırması, ayaklarındaki bağları çözmesindendir…
Gafilin, cahilin canı, bu duadan uzaktır…
Çünkü Yarabbî demeye izin yok ona…
Ağzında da kilit var, dilinde de…
Zarara uğradığı zaman, ağlayıp, sızlamasın diye Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermedi…
Bununla anla ki, Allah’a dua etmeni, O’nu çağırmanı sağlayan dert,
Dünya saltanatından daha iyidir…
Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken yapılan dua gönülden kopar…

RESÛLULLAHIN DUÂLARI

Peygamber efendimizin, Müslümanların nasıl duâ etmesi gerektiğini bildiren Hadîs-i şerîfleri pek çoktur. Birkaçı şöyledir:
“Yâ Rabbî! Sana ve Resûlüne itâ’at etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!”
“Yâ Rabbî! Faydasız ilimden, makbûl olmayan ibâdetten ve kabûl edilmeyen duâdan sana sığınırım.”
“Yâ Rabbî! Bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden de koru!”
“Yâ Rabbî! Her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve âhıret azâbından bizi koru!”
“Yâ Rabbî! Bizi sabreden ve şükredenlerden eyle!”
“Yâ Rabbî! Bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan eyle!”
“Yâ Rabbî! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çeşit hastalıktan sana sığınırım!”
“Yâ Rabbî! İşinde sebât eden, nîmetine şükreden, ibâdetini güzel yapan ve doğru konuşanlardan eyle!”
“Yâ Rabbî! Kusûrlarımızı ört, korkulardan emin kıl ve borçlarımızı ödememizi nasip eyle!”
“Yâ Rabbî! Sıhhat, âfiyet ve güzel ahlâk ver! Kazâ ve Kaderine rızâ gösterenlerden eyle!”
“Yâ Rabbî! Gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım!”
“Yâ Rabbî! Zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım!”
“Bize dünya ve âhırette güzellik ver ve Cehennem azâbından bizi koru!”
“Bedenime, kulağıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azâbından sana sığınırım.”
“Yâ Rabbî! Ölünceye kadar ibâdet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasip et ve Cennetini ihsân eyle!” [Şerh-i tergîb]

Uyku sorunu

Zeyd ibni Sâbit (Radıyallâhu Anh) şöyle buyurmuştur: “Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e bana isabet eden bir uykusuzluktan şikayet edince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bana:

‘Ey Allah’ım! Yıldızlar battı, gözler sâkinleşti, Sen ise gerçek hayat sahibisin ve her şeyi hakkıyla yönetensin. Ne bir gaflet, ne de bir uyku Seni yakalayamaz. Ey Hayy ve Kayyûm olan Allâh! Gecemi sâkinleştir ve gözümü uyut.’

Okumamı emretti, ben de bu duayı okuyunca Allâh-u Teâlâ benden o illeti giderdi.” (Süyûtî, Câmi‘u’l-ehâdîs, no:37837, 35/54; Taberânî, el-Mu‘cemu’l-Kebîr, no:4817, 5/124; Nevevî, el-Ezkâr, Bab:63, sh:88)

İŞ ARAYANLARA Mahmud’el ûfî kuddise sirruhu HAZRETLERİNİN TAVSİYE ETTİĞİ DUA

İş bulmak ve hayırlı bir iş bulmak için dua Her sabah namazından sonra ve yatsı namazından sonra evden çıkmadan önce iş görüşmesine giderken iş arayışlarınızı yaparken günde 70 kere okuyunuz:
Bismillahirrahmannirrahim

رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا {الكهف/10}
Rabbena atina min ledunke rahmeten ve heyyi’ lena min emrina reşeda”
Anlamı:
“…Ey Rabbimiz, bize katından rahmet ver ve işimizde bizim için muvafakiyet hazırla.” 18 Kehf 10

BİR ARAÇ veya YARDIMCI BEKLERKEN

“YA CELİL ETME ZELİL GÖNDER DELİL”
Bir ihtiyaç anında bu tesbih söylenirse Allahu Teala hemen bir sebep halkeder. Gönenli Mehmet Efendi Kuddise Sirruhû Evrad ve Tesbihat

ÇOCUĞU OLMAYAN ÇİFTLERE TAVSİYE

1) karı koca her ikiside yusuf süresini. 7 gün Peşpeşe bir damacana suya okusunlar, 1 ay içsinler .
Bir arkadaşımız Hasan Efendiye sorduğunda böyle buyurdular ve elhamdulillah çocuğu oldu .
2) hurma tohumu aldırın Medine’den ve bir kilo hakiki bala karıştırın kimde sıkıntı varsa sabahları aç karna bir tatlı kasığı yesin
3) Allah katında duası müstecab. Gördüğünüz kişilerden dua alın.

Kayıp çalıntı için

Taze abdest ile dünya kelamı hic konusmadan ali imran 173. ayeti 7 defa okunur, hemen arkasindan 450 defa حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ Hasbünellâhu ve ni’mel vekîl okunur. Üstad Kadir Mısıroğlu’nun sohbetlerinden tecrübe edilmiş alıntıdır

Duanın makbul olduğu zamanlar ve red sebepleri

  • (Ezanla kamet arasında dua makbuldür.) [Tirmizi]
  • (Kur’anı hatmedenin duası makbuldür.) [Beyheki]
  • (Rikkat [Kalb inceliği ve yumuşaklığı] halinde duayı ganimet bilin.)[Deylemi]
  • (Hac yapanların, duaları kabul olur.) [Taberani]
  • (Kur’an ve ezan okunurken, düşman ordusuyla karşılaşınca, yağmur yağarken, zulme uğrayınca dualar kabul olur.) [Taberani]
  • (Bir cemaatten bir kısmı dua eder, ötekiler de âmin derse o duayı, Allahü teâlâ kabul eder.) [Hakim]
  • (Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Buhari]
  • (İsm-i a’zamla edilen dua makbuldür.) [İbni Mace]
  • (Her gece seher vakti, Allahü teâlâ buyurur ki: İstiğfar eden yok mu, affedeyim. İsteyen yok mu, vereyim, duasını kabul edeyim.) [Müslim]
  • (Allah’a yakararak edilen dua makbuldür.) [Ebu Ya’la]
  • (En efdal dua, Arefe günü yapılandır.) [Beyheki]
  • (Şu beş gecede yapılan dua kabul olur: Regaib, Berat ve Cuma gecesi ile Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi.) [İbni Asakir]
  • (Bid’at ehlinin duası kabul olmaz.) [İbni Mace]
  • (Gafletle yapılan dua kabul olmaz.) [Tirmizi]
  • (Bir lokma haram yiyenin, kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]

Namaz kılmayanın, haram işleyenin ve kalbi gafil olanın duası kabul olmaz. Ehl-i sünnet itikadında olmayanın okuması fayda vermez. Hak teâlâ, her şeyi bir sebeple yaratmaktadır. Bir şeye kavuşmak isteyen, o şeyin sebebine yapışmalıdır. Rabbimiz, insana sıhhat, şifa vermek için, dua etmeyi, sadaka vermeyi ve ilaç kullanmayı sebep yapmıştır.

İbrahim b. Ethem’e gelip sordular:-Efendim halimiz ne oalcak,  Allahu Teala: “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim” buyrulduğu halde, nice zamandır dua ediyoruz lakin duamız makbul olmuyor bunun sebebi nedir?
Halkın bu şekilde yakınması üzerine İbrahim b. Ethem onlara şu ibretlik cevabı verdi:
* Siz Allah’ın hakkını biliyorsunuz, ancak bu hakkı yerine getirmiyorsunuz.
* “Allah Resulünü çok seviyoruz” diyorsunuz, lakin sünnetini terk ediyorsunuz.

* Kur’an okuyorsunuz, fakat onun emirlerine göre amel etmiyorsunuz.
* Mevla’nın nimetlerinden istifade ediyorsunuz, lakin şükrünü eda etmiyorsunuz.
* Ölümün mutlaka geleceğini biliyorsunuz, fakat hazırlık yapmıyorsunuz.
* Allahu Teala: “Şüphe yok ki, şeytan sizin düşmanınızdır” buyurduğu halde onunla mücadele etmiyor, aksine (günah işleyerek) onunla uyuşuyorsunuz.
* Kendi ayıplarınızı bırakıyor başka insanların ayıpları ile meşgul oluyorsunuz.
* Ölülerinizi gömüyorsunuz lakin bundan ibret almıyorsunuz.
* Cenneti istiyorsunuz, fakat ona girmek için gerekli amelleri yapmıyorsunuz.
* Cehennem ateşinden korkuyorsunuz ama (haram ve hallere riayet edip) ondan sakınmıyorsunuz.
Dolayısıyla bu tavır ve davranışlarınızla Rabbimizi gücendiriyorsunuz. Artık O, dualarınız nasıl kabul etsin.

Allah u Teala’ya Sipariş Verir Gibi Dua Etmemek ve Hayırlısını İstemek Lâzım – Cübbeli Ahmet Mahmut Ünlü Hoca Efendi

“Aziz! sabr it hemen Hakk’a gidelim, Cemali ba kemale seyr idelim.”

“Aziz kardeşim! Sabret hemen Hakk’a gidelim, Cemali ba kemale seyedelim.”

Sure-i Bakara’da şöyle buyurulur:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا اسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ

“Ey müminler sabır ve namaz ile yardım isteyiniz. Şüphe yok ki Allah (-u Tealâ) sabredenlerle beraberdir.” (Ayeti: 153)

Niçin sabır ve namazla yardım isteyeceğiz? Çünkü Allah-u Tealâ buyuruyor ki; Ey müminler! Bu dünyada çok işlerle karşılaşacaksınız, hangi işin altından çıkamadınızsa, sabırla, namazla benden yardım isteyin.

O zaman o işlerin altından çıkarsınız. Bir iş için hacet namazı kıldıysanız, bugün olmazsa yarın, ta o işiniz oluncaya kadar kılmaya devam edin. Ben namaz kıldım, dua ettim de olmadı, demeyiniz. Dünyada her istediğinizin hepsi olmaz. Her istediklerimizin hepsinin olması ancak ahirettedir.

Dünyada yüz şey istersin, doksan dokuzu olmaz, bir tanesi olur. Dünya… Risale-i.Kudsiyye.Tercumesi Beyt 154 Mahmut.Ustaosmanoglu Kuddise Sirruhu

Dua istemek ve dua adabı – 23 Şubat 2017 Cübbeli Ahmet Hocaefendi Lâlegül TV

colection akMurat.NET

Allah'ın (verdiği) rengiyle boyandık. Allah'tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O'na kulluk ederiz(deyin)

Kategoriler