Dini inanç, dünyayı etkiler! Laiklik

Din ve devlet birbirinden ayrılmaz – Prof Dr İlber Ortaylı

Dinsel inanç bu dünyayı etkilememeli mi?

Din yaşanacak şey demektir. Gerçek ve iyi bir Müslüman beşikten mezara kadar din ile içiçe yaşar. Evet din bir vicdan işidir ama sadece vicdanda kalmaz, sadece vicdanla bitmez. Din ile dünya ayrılmaz, din hayat demektir. Din elbette öncelikle bir vicdan ve inanç işidir. Ama gerisi de vardır.

Bu söz, insan hayatını Laik ve dindar kısmı olarak ikiye ayırmaktadır. Bu mantıken mümkün değil.

Laiklik, bireysel bir vasıf değildir. Laiklik, kişilerle alâkalı değil, kurumlarla alâkalı bir kavramdır. Laiklik bir yaşam biçimi değildir.

Lâiklik, bir dînî sistem değildir ki, yaşam biçimi olsun. Lâiklik bir siyasî tedbirdir ya da bir politikadır. Bu sebepten dinin yerine lâikliği koymak hataların en büyüğüdür. Oysa ki İslâm medeniyetinin getirdiği ve üzerinde sayısız ve içtimaî, ilmî eserler sunduğu din ve vicdan hürriyeti kavramı, o kadar sistemli ve o kadar geniş toleransa sahiptir ki, dar kapsamlı bu kısır lâiklik anlayışı, bu tolerans karşısında yetersiz kalır. Tıpkı “La ikrahe fiddin (dinde zorlama yoktur)” lafzını söylemeyip de, lâik deyip kekelemek gibi.

Oysa ki, ecdadımız asırlarca sayısız dinî ve millî toplulukları bu geniş insanî anlayışla, başarıyla yönetmiştir. Herkesi tatmin etmiştir.

Kişi laik olursa bütün dinlere eşit mesafede olmak zorundadır. Dindar kişi, dini kendisine yol gösterici kabul eder ve bütün dinlere eşit mesafede kesinlikle olamaz. Laiklik dinler karşısında devletin politikasıdır, bireyin laikliği benimsemesi ve bununla yaşaması mantıkî değildir. Kişi hem laik hem de dindar olamaz.

Merhum Turgut Özal, Başbakan olarak hacca gittiğinde, “Laik bir devletin Başbakanı olarak nasıl hacca gidersiniz” sorularına muhatap olmuş ve Turgut Özal bu soruya: “Laiklik devletin uygulama standardıdır, dindarlık ise kişinin inancını yansıtır. Hacca gitmek dindarlara göre farzdır. Dindarlığımızın gereğini yapmaya geldik” demiştir ve laikliği kişiye göre değil devlet standardı olarak tanımlamıştır.

Görülüyor ki laiklik anlayışı çok farklı oluyor. Bu sebeple Laikliğin net bir tarifinin olması gerekir. Laiklik, kişilerin dini inanışları yaşamalarında büyük sorunlar çıkarıyor. Laikliğin ne olup olmadığı tarif edilmelidir.

Kısacası: “Dinsel inanç bu dünyayı etkilememeli” Şeklindeki sözler, İslam inancına aykırıdırlar. İslâm’ın karışmadığı yer yok ki.. Müslüman 24 saatini Kur’an ve sünnete göre tanzim eder, hem dünya hem de ahiretini kurtarır. Hiçbir millet dinsiz olamaz.

Dinimizin hayat ile dünya ile ilgili nice hükümleri noktadır. Bunların bir kısmı emirler ve yasaklar şeklindedir; bir kısmı ise öğütler, tavsiyelerdir.

M.Talu

Laiklik zulmünü canlı tanığı anlatıyor

colection akMurat.NET

Allah'ın (verdiği) rengiyle boyandık. Allah'tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O'na kulluk ederiz(deyin)

Kategoriler